Anasayfa MİHR VAKFI Görsel Eserler Yazılı Eserler Download Canlı Yayın
404
Anasayfa » » kimdir_bizim_ogretmenimiz_sohbeti_iksir_olan

Koca Çınar
Sunuş (Mutlu Edin, Mutlu Olun)
Ayetlerin Sırları (Kasas 50)
Fıkıh (Dînde Zorlama Yoktur)
Dinlerin Birleştirilmesi (Nisan 2012)
Ahir Zaman (Mehdi (A.S) Karşı Çıkmak)
Med Cezir (Nisan 2012)
Olaylara Bakış (Birlik Beraberlik)
Sevgi Yolu
Kimdir Bizim Öğretmenimiz (Sohbeti İksir Olan)
Lale'ye Gül'e ve Adem'e Naatlar (Nisan 2012)
İsimsiz Yazılar (Nisan 2012)
İki Hece Tek Yürek Atışı (Bahar)
Allah'a Doğru (Sevgiye Çağrı)
İslâm Erkekleri (Ahi Evran)
Sağlıyı Koruma Yolları (Kan Damarlarının Temizlenmesi)
Çocuk Köşesi (Nisan 2012)
Okuyucularımızdan Esintiler (Nisan 2012)

Kimdir Bizim Öğretmenimiz (Sohbeti İksir Olan)

SOHBETİ İKSİR OLAN

Müjdeler olsun bize… Müjdeler olsun herkese. Güneş’imiz, Ay’ımız Efendimiz ekranlarımıza geldi. Kulağımız, gözümüz geldi! Gözümüzün nuru geldi. Duyduk duymadık demeyin! Mehdi (A.S) evlerimize geldi… O’nsuz ekranlar ne kadar boşmuş meğerse. Sözü güzel, yüzü güzel, bir insan bu kadar mı ekranlara yakışırmış. Efendimiz, siz can, siz gönül, siz hepimizin, hak mü’minlerin sevgilisisiniz. Hoş geldiniz gönül sultanımız. Hoş geldiniz!.. Siz rahatımızsınız, hem huzurumuzsunuz, siz sevgi pınarımızsınız.

Canım kardeşlerim, sevdiğim sevdiklerim, Mehdi (A.S)’ın sevgi pınarından su içip de sevgiyle dolmamak ne mümkün. Gözlükler değişti. Herşeyi, Rabbimin yarattığı bütün güzellikleri O’nunla görmeye başladık. Gökyüzü aydınlık, kar yağıyor da yağıyor. Kar sessizce, tevazu içinde, sadece hayırları biriktiren gönül dostları gibi ağaçlarda, yerlerde, çatılarda birikmiş de birikmiş. Kirler, çukurlar örtülmüş. Sessiz bereket yüklü bir örtü... Toprağın ihtiyacı Mehdi (A.S) ile birlikte gelecek olan bereket ve bolluğun işareti. Ağaçların o güzelim şekilleri daha bir belirgin çıkmış. Kar helva gibi. Bastıkça çıkardığı ses bile bir müzik gibi geliyor insana. Hayat ne güzel, ne güzel!
Efendimiz’le güzel oldu herşey. Allah dostu Osman Kemalî Efendi bakın ne diyor:

Hakk için sev, her neyi sevdinse Hakk’sız nesne yok,
Hakk için halka muhabbet et ki, taattir sana.
Nefse teslim olma, et bir kâmile teslim-i nefs.
İlleti nefse deva, iksiri sohbettir sana.

İşte bizler de Hakk için sevmeyi Efendimiz’den öğrendikten sonra ‘adam gibi adam’ olmayı başarmaya başladık da görmekte geciktiğimiz güzelliklerle hayatımızı donattık. Bunlar, Rabbimize binlerce defa hamdedip şükretsek de ödeyemeyeceğimiz o en kıymetli ni’metlerin ni’meti Efendimiz sayesinde. Sohbetleri mi? İksirdir sana, bana. Buyuruyorlar:

“Sevmeliyiz. Bizler bir sevgi bağının meyveleri olmalıyız. Allahû Tealâ boşuna mı söyletmiş. Peygamber Efendimiz (S.A.V)’e onu:
 
“Seviniz sevdiriniz; nefret etmeyiniz, nefret ettirmeyiniz.”

Niçin, niçin söylüyor bunu? Diyor ki, siz etrafınızdaki herkesle dost olun. İstiyor ki, biz birbirine küs olanları da barıştırmaya çalışalım. İstiyor ki, hep etrafımıza sevgi dalgaları yayalım. Sevelim ki, sevilmeyi başaralım. İspat edelim ki, onlarda da bizi sevmek gibi bir güzel davranış oluşsun. Bütün insanlar için var olması gereken en güzel davranış metodu, sevmeyi ön plâna almaktır ve ispat etmektir. Bu insanları mutlu etmek, içimizden gelen bir duygu olmalıdır.”

Canım kardeşlerim, sevdiğim sevdiklerim, Efendimiz’den öğrendik ve yaşadık ki, insanlara ne kadar mutluluk ulaştırabilirsek, onlardan bize o kadar mutluluk dönüyor. Ne kadar mutsuzluk ulaştırırsak, o da bize aynen dönüyor. Kimi zaman da bu öğreti içindeyken birileri bize yanlış davranışlarda bulunabiliyorlar. Bir iki sabır ama daha sonra yine nefsler devreye girebiliyor. O zaman mı ne yapacağız? Canımız Efendimiz, her zaman doğruları öğretenimiz buyuruyorlar:

“Öyleyse insanlar bize farkında olmadan yanlış davranışlarda bulunmuşlarsa onlarla hemen kavga etmenin bir âlemi var mı? Niçin öyle olalım? Onlar bir hata işlemişse biz de mi işleyelim? Size yapılan bir kötülüğe iyilikle mukabele ettiğinizde ne oldu. İki defa kazandınız.
 
Onlar size kötülük etti, kazandınız. Siz onlara o kötülüğün karşılığını vererek kazandığınızı kaybetmek yerine, onun kötülüğüne karşı çok güzel bir davranışla cevap vermeniz halinde, ona verdiğiniz mutluluk kadar mutluluğu bir defa daha yaşarsınız. Bütün insanlar için dikkat edilmesi lâzım gelen hedef, insanlara mutluluk vermek hedefidir. Sevmelisiniz, nefret etmemeye çalışmalısınız. Eğer bunu prensip haline getirirseniz, gayret ederseniz bir gün bunu başardığınızı göreceksiniz. Metodu hatırlatalım. Zikrinizi artırın. Zikrinizin artması neticesinde kalbinizdeki karanlıklar azalıp yerini nurlar alacağı için siz her geçen gün afetleri azalmış ama hasletleri çoğalmış bir insan olursunuz.”

“Öyleyse kapılar ardına kadar açık. Yeter ki iç dünyanızdan gelen bu duygu, mutlu etmek için onlara yaklaşmanızı temin etsin. Onları mahcup eden negatif davranışlarına sizin her seferinde sinirlenmeden öfkelenmeden onları kırarak değil, onları öfkelendirerek değil, onları mutlu edecek şekilde cevap vermeniz onların size yaklaşmalarına sebebiyet verecektir. Bu düşüncenin üzerine daha yakın bir takibe alınacaksınız. Ve o görecek ki, siz sadece ona karşı değil, herkese karşı o güzel davranışlarınızı sergiliyorsunuz. İşte bu davranış biçimleri dizisi onun düşünmesine, bir müddet sonra o güzellikleri kendisinin de tatbik etmesine sebebiyet verecektir. Neden? Çünkü o fark etmiştir ki, siz mutlusunuz, siz başkalarına güzel davrandığınız için onlardan en güzel davranışları alabiliyorsunuz. Kendisi de başkalarına kötü davrandığı için başkalarından kendisine kötü davranışlar dönüyor.”

“İçinizde sevgi tohumlarını ektiğiniz toprak, zikir arazisidir. Zikre ne kadar değer verirseniz, o kadar çok seversiniz. Zikir, Allah’ı daha çok sevmenin en bariz ve sağlam silâhıdır.”

Can kardeşlerim, sevdiğim sevdiklerim, aklıma Nasrettin Hocamızın bir fıkrası geldi. Allah dostu Nasrettin Hocamızın sokakta yürürken birden köşeden karşısına bir köpek çıkar. Hasrettin Hoca:

Hoşşt!.. der.

Köpek hırlamaya başlayınca Nasrettin Hoca bakar ki pabuç pahalı yere kadar eğilir ve der ki:

Geç yiğidim geç!

Mevlâna Hazretleri de diyor ki: “Kızgın tavaya su dökersen hem kendin yanarsın hem de tavayı yakarsın.”

Atalarımız da demişler ki: “Öfkeyle kalkan ziyanla oturur.”  Öyleyse Allahû Tealâ’nın bizden istediği şeyi Efendimiz hepimizin idrakine şu şekilde sunuyor:

“Allahû Tealâ’nın hepimizden istediği şey: SÜKÛNET. Sulh ve sükûn içinde olmak, her zaman kendine hakim olmak. Bütün bunların bir adım ötesi, asıl ulaşmanız lâzımgelen yer, o temel kanun… Üç kelime: BAŞKALARI İÇİN YAŞAMAK. Hangi kademede olursanız olun, eğer bunu becerirseniz başkaları için yaşayan insan olursanız, mutlu olmadığınız hiçbir zaman parçası oluşamaz.”

“Başkalarının negatif davranışları, iç dünyanıza tesir edemez, tıpkı yağmurun saçaklardan doğrudan aşağı boşalması gibi. Onlardan size ulaşacak her negatif dizaynı, siz her an pozitife çevirme gayreti içinde olmalısınız. Bunu yapabilecek vasıfların sahibisiniz. Burada bu ilmi öğreniyorsunuz.”

Aslan bir gün yanına bir koyunu çağırır. İninin düzenli olup olmadığını sorar. Koyun başını inden içeriye uzatır, gördüğünü aynen söyler:
 
İniniz hiç de düzenli değil. Herşey yerlere savrulmuş, karmakarışık…

Koyunun bu sözü üzerine öfkelenen aslan bir pençe darbesiyle onu paramparça eder. Biraz sonra kurdu yanına çağırır, ona da aynı soruyu sorar. Kurt koyunun başına gelenleri bildiği için aslanı öfkelendirmeyecek şekilde cevap verir:

İniniz pırıl pırıl, herşey yerli yerinde ve düzenli…

Aslan kurdun korkudan yalan söylediğini anlayıp bir pençe darbesiyle onu da öldürür. Sırada tilki vardır. Aynı soruyu aslan ona da sorar. Tilki başını inden içeri sokar, gözlerini kısıp aslanın sorusuna cevap verir:

Kusura bakmayın sayın aslan. Son günlerde gözlerime perde indi. Burnumun ucundan ötesini doğru dürüst göremiyorum, der ve paçayı kurtarır.

Kıssadan hisse alalım diyerek, gönül doktoru Mübarek Efendimiz’in bu konudaki öğütlerine hayatımıza geçirmek azmiyle kulak verelim can kardeşlerim.

“Allahû Tealâ, kalp kazanmanızı istiyor, kalp kırmanızı değil. İnsanlarla onları kırmayacak şekilde konuşun. Haklı olmak eğer bir kavgaya neden olacaksa, anlaşmazlık oluşturacaksa haklı olmaktan vazgeçin. Haksız olanı haklı yerine koymayı usul haline getirin. Davranış biçimleriniz Allah’ın emrettiği boyuta o zaman gelebilir. İnsanlara Allah’ın  bütün güzelliklerini  siz sadece anlatmakla vazifeli değilsiniz. Bizim yanımızda olanlar sıfatıyla bunu davranış biçimlerinizle ispat edeceksiniz.”

“Kim olursa olsun etrafınızdaki insanları sevin! Onlarla ilgilenin! Dertleri olup olmadığını sorun! Çözüm getirmeye çalışın. Onlar sizin güç anlarında yanlarında olduğunuzu görmeliler, gösterin! Onlar için olun. Eğer arkadaşlarınız arasında anlaşmazlık varsa araya mutlaka girin! Her zaman haksız olduğunuzu düşünerek hareket edin. Herşeyin en güzeli sizler tarafından gerçekleştirilmelidir.”

“Unutmayın! Bu camiaya mensup olmak demek, başkalarına örnek insan olmanın etiketini taşımak demektir. Bu etikette yazan cümle; BAŞKALARI İÇİN YAŞAYIN!”

Zor mu kardeşlerim? Hayır! Yanımızda dağ gibi Allah’ın en sevdiği MEHDİ RESÛL ve O’NUN HİMMETİ VAR. Demişler ki:

Dostlarınla öyle yaşa ki
Düşman olduklarında söyleyecek sözleri olmasın.
Düşmanlarınla öyle yaşa ki
Dost olduklarında yüzün kızarmasın.

O’nun himmetiyle,

Sevgi ve saygılarımla.

 

 

» Nisan 2012 Mihr Dergisi

  • Koca Çınar
  • Sunuş (Mutlu Edin, Mutlu Olun)
  • Ayetlerin Sırları (Kasas 50)
  • Fıkıh (Dînde Zorlama Yoktur)
  • Dinlerin Birleştirilmesi (Nisan 2012)
  • Ahir Zaman (Mehdi (A.S) Karşı Çıkmak)
  • Med Cezir (Nisan 2012)
  • Olaylara Bakış (Birlik Beraberlik)
  • Sevgi Yolu
  • Kimdir Bizim Öğretmenimiz (Sohbeti İksir Olan)
  • Lale'ye Gül'e ve Adem'e Naatlar (Nisan 2012)
  • İsimsiz Yazılar (Nisan 2012)
  • İki Hece Tek Yürek Atışı (Bahar)
  • Allah'a Doğru (Sevgiye Çağrı)
  • İslâm Erkekleri (Ahi Evran)
  • Sağlıyı Koruma Yolları (Kan Damarlarının Temizlenmesi)
  • Çocuk Köşesi (Nisan 2012)
  • Okuyucularımızdan Esintiler (Nisan 2012)
  • "Kimdir Bizim Öğretmenimiz (Sohbeti İksir Olan)" için, toplam 192 sonuç arasından 1 - 100 arası sonuçlar
    Mart 1993 Mihr Dergisi
    Mart 2013 Mihr Dergisi
    Şubat 2013 Mihr Dergisi
    Nisan 1993 Mihr Dergisi
    Ocak 2013 Mihr Dergisi
    Aralık 2012 Mihr Dergisi
    Ağustos 2012 Mihr Dergisi
    Kasım 2012 Mihr Dergisi
    Ağustos 2011 Mihr Dergisi
    Ekim 2012 Mihr Dergisi
    Eylül 2012 Mihr Dergisi
    Temmuz 2012 Mihr Dergisi
    Haziran 2012 Mihr Dergisi
    Mayıs 2012 Mihr Dergisi
    Kadir Gecesi Sohbeti (İslâm Nedir?) İlaveli 2. Baskı
    Nisan 2012 Mihr Dergisi
    Mart 2012 Mihr Dergisi
    Şubat 2012 Mihr Dergisi
    Ocak 2011 Mihr Dergisi
    Şubat 2011 Mihr Dergisi
    Mart 2011 Mihr Dergisi
    Nisan 2011 Mihr Dergisi
    Mayıs 2011 Mihr Dergisi
    Ekim 2011 Mihr Dergisi
    Eylül 2011 Mihr Dergisi
    Beklenen Mehdi O mu?
    Kasım 2011 Mihr Dergisi
    DPT Araştırmaları - 1982 Yılında Türkiye Bankalar Sisteminde Likid Mekanizma ve Kaynak İsrafı
    DPT Araştırmaları - Türkiye’de Enflasyon Teşhis Ve Tedavisi
    DPT Araştırmaları - Türkiye’de Emisyon, Paranın Devir Hızı Ve Enflasyon Hızı Arasındaki İlişkiler
    Aralık 2011 Mihr Dergisi
    DPT Araştırmaları - Para Çoğaltanı Faktörü ve Finansal Sistem
    Uluslararası MİHR Vakfı - 4 Şubat 2012
    Ocak 2012 Mihr Dergisi
    Haziran 2011 Mihr Dergisi
    Kur'ân'da Tevrat'ta ve İncil'de Hanif Dînî
    Temmuz 2011 Mihr Dergisi
    Müridlerinin Dilinden İmam İskender Ali MİHR
    Gerçek Aldatan Kim?
    HİDAYET ÇAĞI
    Kur'ân-ı Kerim Tefsiri (Kur'ân-ı Kerim Lafzı ve Ruhu)
    Tevrat daki 7 Safha Hanif Dini
    İncil deki 7 Safha Hanif Dini
    Kur’an daki 7 Safha Hanif Dini
    CİN VE BÜYÜ İÇİN DUA
    DUA
    AHDALLAHİ ve YEMİNLERİMİZ
    Kanal 6 ya Cevaplar
    Hacet Namazı
    12 İhsan 7 Nimet
    Vel Asr Süresi
    Kur-an Farzları
    Kur-an Kavramları
    İslamın 7 Safhası
    Beşinci İhtar
    Dördüncü İhtar
    Üçüncü İhtar
    İkinci İhtar
    Birinci İhtar
    Uluslararası MİHR Vakfı
    İmam İskender Ali Mihr Hazretleri
    Nisan 2006 Mihr Dergisi
    Mart 2006 Mihr Dergisi
    Şubat 2006 Mihr Dergisi
    Ocak 2006 Mihr Dergisi
    Aralık 2005 Mihr Dergisi
    Kasım 2005 Mihr Dergisi
    Haziran 2005 Mihr Dergisi
    Mayıs 2005 Mihr Dergisi
    Nisan 2005 Mihr Dergisi
    Mart 2005 Mihr Dergisi
    Şubat 2005 Mihr Dergisi
    Ocak 2005 Mihr Dergisi
    Aralık 2004 Mihr Dergisi
    Kasım 2004 Mihr Dergisi
    Ekim 2004 Mihr Dergisi
    Eylül 2004 Mihr Dergisi
    Ağustos 2004 Mihr Dergisi
    Temmuz 2004 Mihr Dergisi
    Haziran 2004 Mihr Dergisi
    Mayıs 2004 Mihr Dergisi
    Nisan 2004 Mihr Dergisi
    Mart 2004 Mihr Dergisi
    Şubat 2004 Mihr Dergisi
    Ocak 2004 Mihr Dergisi
    Aralık 2003 Mihr Dergisi
    Kasım 2003 Mihr Dergisi
    Ekim 2003 Mihr Dergisi
    Eylül 2003 Mihr Dergisi
    Ağustos 2003 Mihr Dergisi
    Temmuz 2003 Mihr Dergisi
    Haziran 2003 Mihr Dergisi
    Mayıs 2003 Mihr Dergisi
    Nisan 2003 Mihr Dergisi
    Mart 2003 Mihr Dergisi
    Şubat 2003 Mihr Dergisi
    Ocak 2003 Mihr Dergisi
    Aralık 2002 Mihr Dergisi
    Kasım 2002 Mihr Dergisi
    Ekim 2002 Mihr Dergisi
    Önceki  1   Sonraki
    Kur'ân-ı Kerim Lafzı ve Ruhu (Tefsir) | Türkçe Kur'an Meallerini Kıyasla
    İmam İskender Ali Mihr | NUR Tv

    Uluslararası Mihr Vakfı (Türkçe) | International Mihr Foundation (English) | Die MIHR Stiftung (Deutsch) | La Fondation Mihr (Française)