Anasayfa MİHR VAKFI Görsel Eserler Yazılı Eserler Canlı Yayın
Gülhan Çinkaya

ALLAH'A MEKTUPLAR Gülhan ÇİNKAYA Hergün bir yerden göçmek ne güzel, Bulanmadan, donmadan akmak ne hoş. Hergün bir yere konmak ne güzel, Bulanmadan, donmadan akmak ne hoş. Dünle beraber gitti cancağızım, Şimdi yeni şeyler söylemek lâzım. Ne kadar söz varsa düne ait, Şimdi yeni şeyler söylemek lâzım. (Mevlâna) Rabbim, bir bebeğin annesine duyduğu ihtiyaç gibi, Sana muhtaçlığım büyüdü büyüdü, kocaman oldu yine. Şimdi yeni şeyler söyleme zamanı. ...

MANZARA
Sunuş
Sualler ve Cevaplar
Kader ve Kaza
Hacet Namazı
"Allah'ın İlmi, Bol Yağmura Benzer."
Birr
Kimdir Bizim Öğretmenimiz?
Sevgi aşısı yapan
Geyikli Baba - II
Gülhan Çinkaya

Gülhan Çinkaya

ALLAH'A MEKTUPLAR

Gülhan ÇİNKAYA


Hergün bir yerden göçmek ne güzel,
Bulanmadan, donmadan akmak ne hoş.
Hergün bir yere konmak ne güzel,
Bulanmadan, donmadan akmak ne hoş.
Dünle beraber gitti cancağızım,
Şimdi yeni şeyler söylemek lâzım.
Ne kadar söz varsa düne ait,
Şimdi yeni şeyler söylemek lâzım.
(Mevlâna)

Rabbim, bir bebeğin annesine duyduğu ihtiyaç gibi, Sana muhtaçlığım büyüdü büyüdü, kocaman oldu yine. Şimdi yeni şeyler söyleme zamanı. Yine biriktirdim Sana dair binlerce cümleyi. Ve küçücük yüreğim sevgine açıktı. Sevildiğimi hissetmek, sevdiğimi anlatmak üzere yine huzurundayım.
Rabbim, en uzak gibi görünen ama en yakınımda olan tek ihtimalim, tarifi mümkün olmayan yegâne mutluluğum... Yazdıkça yazdıranım, söyledikçe söyletenim, coştukça coşturanım, sevdikçe sevdirenim, gönlümün sevdalısı... Yine huzurundayım.
Hani Sana inanmayanlar var ya işte onlara nispet edercesine yüreğim bambaşka, bir başka bugün. Öyle bir mutmain olmuşum ki varlığınla, öyle bir içimdesin ki; işte bu güçle dünyanın en yüksek dağına tırmanmak geçiyor içimden.

Ve haykırmak yere göğe varlığını,
Ve mutluğun şarkısını söylemek,
Ve en güzel cümleyi kurmak Sana ait olan.
Keşke Rabbim kanatlarım olsaydı da uçup, yere, göğe Senin adını yazsaydım. İşte benim Rabbim, işte herşeyi yaratan ve sevgisini kâinata sığdıramadığım deseydim.
Oysa Rabbim, yer, gök zaten Senin varlığını ispatlıyor. Bir karıncanın ayak izlerindeki en küçük detayda, bir elektronun her dönüşünde, rüzgârın zikrinde, toprağın kokusunda, içime çektiğim ve Seni soluduğum oksijende, gökyüzündeki mavinin ferahlığında, güzelliğiyle büyüleyen menekşemin beyazında yani sahip olduğum ve olamadığım bütün güzelliklere atılmış tek imza, Sensin Rabbim.
Bazen nefs daralıyor, boğuluyor, kendine bin bir çeşit bahaneler buluyor ve mutsuzluğa davetiye çıkarıyor adeta. İblisin tuzakları o kadar çok ki; güzeli çirkin göstermek onun en büyük hüneri olsa gerek. İnsanların birçoğu mutsuz, insanlar asık suratlı, insanlar selâmsız, insanlar aynada bir tek kendini görüyor ve insanlar kalplerinin en derinlerine hapsetmişler sevgiyi. Sadece dünya, sadece burası varmış gibi yaşayan milyonlarca portre, Senin verdiklerinden ve vereceklerinden bîhaber yaşayıp duruyorlar. Buna yaşamak denirse!!!
Rabbim, işte bunca mutsuz, çaresiz insanın ortasında kendimi görüyorum Senin gözlüklerinle. O zaman sahip olduklarımın hamdini, şükrünü nasıl ifade edeceğimi bilemiyorum. Hatta kırıla kırıla, kırılmamayı öğrendim bugün. Çünkü artık hiçbir şeyin, beni üzemediğini farkediyorum. Artık biliyorum susmalarımın ötesindeki kocaman sabrın ne olduğunu. Ve her zulüm karşısında yutkunduğumda Senin yardımının nasıl içimi ferahlattığını. Sonra mı? Sen Rabbim, birdenbire mavinin en güzel tonlarıyla boyuyorsun huzurumun tuvalini. İşte tasavvufun bana en güzel öğretilerinden biri de bu: "Herkes gibi olmamak."
Oysa Rabbim, ne de kolay bir kalbi kırmak, ne de kolay günaha girmek, nefreti kusup bir hatalar zincirinin en zayıf halkası olmak. Hatta birkaç saniye yeterli bunun için. Ama Yunus boşuna mı demiş:

"Bir kalbe girmediysen, yaşadın sayma." diye.

İşte marifet burada Rabbim. Bir kalbi kazanmak, bir kalbe girip Senin sevgini yerleştirmek. Marifet, sevgiyi taşımak kalplere. İşte bunca telâfisi mümkün olmayan kayıpların ortasında, bunca karanlığın içinde birdenbire bir yıldız olduğumu hissediyorum tıpkı sahâbe gibi. Senin ilminle donatılmış bir kalple: "Ben buyum." demekten ziyade: "Ben, Senin ve Senin en Sevdiğinin sevdiği olma gayretinde çırpınan bir yüreğim." diyorum sadece. Yani bende olan bütün güzel hasletlerin sahibine: "Mutluyum. Ben artık çok mutluyum." demek için çırpınan bir yüreğim Rabbim.
Asr-ı hidayetin kanatlarında, sahâbenin izinde, beyazötesi bir yolun seyrine dalıp Sana doğru geliyorum bulanmadan, donmadan. Artık güzelliğini yitirdi nazarımda en güzel olan bile. Çünkü; gözlerim, En Güzeli'ne takıldı güzellerin. Senden daha güzeli yok Rabbim, Senden daha güzeli yok!...
Sevgilerimle...

 

 

Efendi Hazretleri İmam İskender Ali MİHR » Ağustos 2002 Mihr Dergisi

  • MANZARA
  • Sunuş
  • Sualler ve Cevaplar
  • Kader ve Kaza
  • Hacet Namazı
  • "Allah'ın İlmi, Bol Yağmura Benzer."
  • Birr
  • Kimdir Bizim Öğretmenimiz?
    Sevgi aşısı yapan
  • Geyikli Baba - II
  • Gülhan Çinkaya
  • Kur'ân-ı Kerim Lafzı ve Ruhu (Tefsir) | Türkçe Kur'an Meallerini Kıyasla
    İmam İskender Ali Mihr | NUR Tv

    Uluslararası Mihr Vakfı (Türkçe) | International Mihr Foundation (English) | Die MIHR Stiftung (Deutsch) | La Fondation Mihr (Française)