Hazirlayan
Uluslararası M.İ.H.R. Vakfı
Hz. İbrahim’in Hanif Dini’nde Birleşmeye
DAVET
25 Eylül 2005
Günümüzde içinde bulunulan
durum:
Dünya düşman fırkalara
ayrılmıştır!
Halbuki;
Allahû Tealâ’nın verdiği emir son derece nettir: Dînde fırkalara ayrılmayın!
Dünyamızın bugün içinde bulunduğu durum açıkça bir
hercümerc ortamını ifade etmektedir. Bu hercümerc ortamı insanların dînde
fırkalara ayrılmalarından kaynaklanmaktadır. İnsanların dînde fırkalara
ayrılmalarına sebep olan ise şeytandır. Şeytanın bundan muradı her fırkadaki
grubun, kendisinin dışındaki bütün gruplara düşman olmasını sağlamaktır.
İnsanlık tarihi boyunca, iblisin en çok üzerinde durduğu ve başarı kazandığı
konu düşmanlıktır.
Yapılan bir araştırmada dünya
üzerinde 72 inanç türü tespit edilmiştir. Şu anda her dînin mensubu kendi
dîninin en doğru olduğunu, diğerlerinin yanlış yolda olduğunu düşünmektedir.
Hattâ, her dînin içinde bile bir grup insan, kendi dîninin dışındaki diğer
dînlerin mensuplarını kendisine düşman
saymaktadır ve bu düşmanlığı körüklemekle meşguldür. Her dînin içinde bu tarz
insanlar ne yazık ki vardır. Bir kısmı da sadece düşüncede kalmayıp bunu
aksiyona taşımak suretiyle terörist davranışlarda bulunarak masum insanların
kanlarını dökmektedirler.
Hanif Dîninden Başka Bir
Dîn Yoktur!
Günümüzde hanif dîninin gereği olan dostluğun ve
yardımlaşmanın, kısaca saadetin yaşanması gerekirken; düşmanlıkların ön plana
çıkarak dünya barışını tehdit eder hale gelmesi, Allah’ın insanlar için
vazettiği hanif dîninin yaşanmadığını göstermektedir.
Bütün insanları yaratan, hepsine akıl veren Allah,
bütün akılları tatmin edecek hukuku da belirler. İnsan haklarına riayetin en
güzeli Rabb’imizin hudutlarına herkesin uymasıdır.
Allahû Tealâ, bütün insanları Allah’ın katındaki
tek dîn olan hanif dîninin gereklerini yaşayabilecek olan özellikte
yaratmıştır. Dîni yaratan da Allahû Tealâ, insanı yaratan da Allahû Tealâ ’dır.
30/RUM-30:
Fe ekim vecheke lid dîni hanîfâ(hanîfen), fıtratallâhilletî fataran nâse
aleyhâ, lâ tebdîle li halkıllâh(halkıllâhi), zâliked dînul kayyimu ve lâkinne
ekseren nâsi lâ ya’lemûn(ya’lemûne).
Öyleyse vechini hanif olarak dîne
(dînin kayyum olmasına) ikame et (kıyamda tut). Allah’ın o fıtratıyla ki,
(Allah) bütün insanları (hanif) fıtratı ile yarattı. Allah’ın yaratmasında (ne
dînde ne de hanif fıtratında) değişiklik olmaz. İşte bu kayyum olan (ezelden
ebede kadar kıyamda kalacak, devam edecek) dîndir. Ve lâkin insanların çoğu
bilmezler.
Allahû Tealâ’nın verdiği emir son
derece nettir:
“Hz. İbrahim’in hanif dînini yaşayın. Dînde
fırkalara ayrılmayın!”
42/ŞURA-13: Şerea lekum mined dîni mâ vassâ
bihî nûhan vellezî evhaynâ ileyke ve mâ vassaynâ bihî ibrâhîme ve mûsâ ve îsâ,
en ekîmûd dîne ve lâ teteferrekû fîh(fîhi), kebure alel muşrikîne mâ ted’ûhum
ileyh(ileyhi), allâhu yectebî ileyhi men yeşâu ve yehdî ileyhi men
yunîb(yunîbu).
Dînde, onunla Hz. Nuh’a vasiyet ettiğimiz
(farz kıldığımız) şeyi (şeriati); “Dîni ikame edin (ayakta, hayatta tutun) ve
onda (dînde) fırkalara ayrılmayın.” diye Hz. İbrâhîm’e, Hz. Musa’ya ve Hz.
İsa’ya vasiyet ettiğimiz şeyi sana da vahyederek, size de şeriat kıldık. Senin onları, kendisine çağırdığın şey
(Allah’a ulaşmayı dileme) müşriklere zor geldi. Allah, dilediğini Kendisine
seçer ve O’na yöneleni, Kendisine hidayet eder (ulaştırır).
6/EN’AM-161: Kul innenî hedânî rabbî
ilâ sırâtın mustekîm(mustekîmin) dînen kıyamen millete ibrâhîme
hanîfâ(hanîfen), ve mâ kâne minel muşrikîn(muşrikîne).
“Muhakkak ki;
Rabbim, beni hanif olarak Sıratı Mustakîm’e, kıyâmete kadar ayakta kalacak olan
Hz. İbrâhîm’in milletinin dînine hidayet etti.” de. Ve o,
müşriklerden olmadı.
34/SEBE-20: Ve
lekad saddaka aleyhim iblîsu zannehu fettebeûhu illâ ferîkan minel
mu'minîn(mu'minîne).
Şeytan, insanlar üzerindeki vaadini yerine getirdi.
Mü'minlerden ibaret bir tek fırka hariç hepsi, iblise tâbî oldular.
Evet; Sadece Hz. İbrâhîm’in
HANİF DÎNİ vardır!
Medeniyetler
ittifakı ve Dünya barışı için tek çözüm:
HANİF DÎNİNDE BİRLEŞMEK..
İslâm diye hanif dîninden ayrı bir dîn yoktur!
Hıristiyanlık diye hanif dîninden ayrı bir dîn
yoktur!
Musevilik diye hanif dîninden
ayrı bir dîn yoktur.
Bunun dışındaki hiçbir fırkanın da,
hanif dîninden ayrı bir dîni olamaz. Kısaca; dînler yoktur, sadece bir tek din
vardır. O din, Hz. İbrâhîm (A.S)’in hanif dînidir. O din; Hz. Âdem (A.S)’in,
Nuh (A.S)’ın, Hz. Musa (A.S)’ın, Hz. İsa (A.S)’ın dînidir. O din, Hz. Muhammed
(S.A.V)’in dînidir. O dîn bugün de bütün
insanlığın dînidir.
Tevrat’ta, İncil’de ve Kur’ân-ı
Kerim’de, Hz Musa AS ve ona tabi olanlarin, Hz İsa AS ve ona tabi olan havarilerin ve Hz
Muhammed SAV efendimiz ve ona tabi olan sahabenin yaşadığı 7 safha ve 4
teslimden oluşan hanif dini emir olunmaktadır.
Bu din üç esası ihtiva eder:
1. Tek Allah’a inanmak (vahdet),
2. Allah’a ulaşmayı dileyenlerin oluşturduğu
tek bir cemaat meydana getirmek (tevhid)
3. Ruhu, fizik vücudu, nefsi ve iradeyi Allah’a teslim etmek.
Öyle ise, bütün dînlerin birleşmesi Allah’ın
emridir ve şarttır. Hanif dîninin emrettiği sulh ve sükûn dizaynı içerisinde,
Allah’ın dostları olarak bir olmak, beraber olmak, birbirimize kucak açmak,
geleceği birlikte kucaklamak şiarımız olmalıdır! Hepimiz barışın, dostluğun ve
sevginin temsilcileri olmalıyız…
www.mihr.com
info@mihr.com