KURAN’DAKİ AYETLERDE DİNİN 7 SAFHASI
FARZ KILINMIŞTIR
(Uluslararası M.İ.H.R. Vakfı Tarafından Hazırlanmıştır)
1. Safha: Allah’a Ulaşmayı
Dilemek
30/RUM-31: Munîbîne ileyhi vettekûhu ve ekîmûs salâte
ve lâ tekûnû minel muşrikîn(muşrikîne).
O’na (Allah’a) yönel (Allah’a ulaşmayı
dile) ve böylece O’na (Allah’a karşı) takva sahibi ol ve namaz kıl ve
müşriklerden olma.
2. Safha: Mürşide Tabi Olmak
4/NİSA-64: Ve mâ erselnâ min resûlin illâ li yutâa bi
iznillâh(iznillâhi), ve lev ennehum iz zalemû enfusehum câûke festagferûllâhe
vestagfere lehumur resûlu le vecedûllâhe tevvâben rahîmâ(rahîmen).
Biz, resûlleri ancak Allah’ın izniyle,
kendilerine itaat edilsin diye göndeririz. Onlar, nefslerine zulmettikleri
zaman eğer sana gelselerdi ve Allah’tan mağfiret dileselerdi, Resûl de onlar
için mağfiret dileseydi; Allah’ı tövbeleri (her iki tarafın mağfiretini,
tövbesini) kabul eden ve rahmet gönderici olarak bulurlardı.
5/MAİDE-35: Yâ eyyuhellezîne âmenûttekûllâhe vebtegû
ileyhil vesîlete ve câhidû fî sebîlihi leallekum tuflihûn(tuflihûne).
Ey âmenû olanlar (Allah’a ulaşmayı,
teslim olmayı dileyenler)! Allah’a karşı takva sahibi olun ve O’na ulaştıracak
vesileyi isteyin. Ve O’nun yolunda cihad edin. Umulur ki; siz felâha erersiniz.
25/FURKAN-70: İllâ men tâbe ve âmene ve amile amelen
sâlihanfe ulâike yubeddilullâhu seyyiâtihim hasenât(hasenâtin), ve kânallâhu
gafûren rahîmâ(rahîmen).
Ancak kim (mürşidi önünde) tövbe eder
(böylece kalbine îmân yazılıp, îmânı artan) mü’min olur ve salih amel (nefs
tezkiyesi) yaparsa, o taktirde işte onların, Allah, seyyiatlerini (günahlarını)
hasenata (sevaba) çevirir. Ve Allah, Gafûr’dur (günahları sevaba çeviren),
Rahîm’dir (rahmet gönderen).
40/MU'MİN-7: Ellezîne yahmilûnel arşa ve men havlehu
yusebbihûne bi hamdi rabbihim ve yu'minûne bihî ve yestagfirûne lillezîne
âmenû, rabbenâ vesi'te kulle şey'in rahmeten ve ilmen fagfir lillezîne tâbû
vettebeû sebîleke ve kıhim azâbel cahîm(cahîmi).
Arşı tutan melekler ve onun
etrafındaki kişi (huzur namazının imamı), Rab'lerini hamd ile tesbih ederler ve
ona îmân ederler. Ve amenû olanlar için (Allah'tan) mağfiret dilerler.
"Rabbimiz, Sen herşeyi rahmetle (rahmetinle) ve ilimle (ilminle) kuşattın.
Böylece (mürşidin önünde) tövbe edenleri ve senin yoluna (Sıratı Mustakîm’e)
tâbî olanları mağfiret et (günahlarını sevaba çevir). Ve onları cehennem
azabından koru!”
40/MU'MİN-15: Refîud derecâti zul arş(arşi), yulkır
rûha min emrihî alâ men yeşâu min ıbâdihî li yunzire yevmet telâk(telâkı).
Dereceleri yükselten ve arşın sahibi
olan Allah, kullarından (Kendisine ulaştırmayı) dilediği kişinin (Allah'a
ulaşmayı dilediği için Allah'ın da Kendisine ulaştırmayı dilediği kişinin)
üzerine (başının üzerine) Allah'a ulaşma gününün geldiğini (o kişinin ruhuna)
ihtar etmek için, emrinden (Allah'ın emrini tebliğ edecek) bir ruh (devrin
imamının ruhunu) ulaştırır.
3. Safha: Ruhun Allah’a
Teslimi
4/NİSA-58: İnnallâhe ye’murukum en tueddûl emânâti ilâ
ehlihâ ve izâ hakemtum beynen nâsi en tahkumû bil adl(adli), innallâhe niımmâ
yeızukum bih(bihî), innallâhe kâne semîan basîrâ(basîran).
Allah, emanetleri sahibine teslim
etmenizi emreder. İnsanlar arasında hakemlik ettiğiniz zaman adaletle
hükmetmenizi emreder. Muhakkak ki; Allah, bununla size ne güzel öğüt veriyor.
Ve muhakkak ki; Allah, işiten ve görendir.
13/RAD-21: Vellezîne yasılûne mâ emerallâhu bihî en
yûsale ve yahşevne rabbehum ve yehâfûne sûel hisâb (hisâbi).
Ve onlar Allah’ın (ölümden evvel),
Allah’a ulaştırılmasını emrettiği şeyi (ruhlarını), O’na (Allah’a)
ulaştırırlar. Ve Rab’lerine karşı huşû duyarlar ve kötü hesaptan (cehenneme
girmekten) korkarlar.
73/MUZEMMİL-8: Vezkurisme rabbike ve tebettel ileyhi
tebtîlâ (tebtîlen).
Rabbinin (Allah’ın) ismiyle zikret ve
herşeyden kesilerek O’na (Allah’a) dön (ulaş, vasıl ol).
89/FECR-28: İrciî ilâ rabbiki râdıyeten
mardıyyeh(mardıyyeten).
Allah’tan razı ol ve Allah’ın rızasını
kazan. (Ey ruh!) Allah’a (Rabbine) geri dönerek ulaş.
4. Safha: Fizik Vücudun
Teslimi
36/YASİN-60: E lem a’had ileykum yâ benî âdeme en lâ
ta’budûş şeytân(şeytâne), innehu lekum aduvvun mubîn(mubinun).
Ey Âdemoğulları! Ben, sizlerden
şeytana kul olmayacağınıza dair ahd almadım mı? Muhakkak ki; o (şeytan), size
apaçık bir düşmandır.
36/YASİN-61: Ve eni’budûnî, hâzâ sırâtun
mustekîm(mustekîmun).
Ve Ben, sizden Bana kul olmanıza (dair
ahd almadım mı?) Bu da Sıratı Mustakîm (üzerinde bulunmak)tır.
5. Safha: Nefsi Allah’a
Teslim Etmek
4/NİSA-103: Fe
izâ kadaytumus salâte fezkurûllâhe kıyâmen ve kuûden ve alâ cunûbikum, fe
izatma’nentum fe ekîmus salât(salâte), innes salâte kânet alel mu’minîne
kitâben mevkûtâ(mevkûten).
Namazı bitirdiğinizde; ayaktayken,
otururken ve yan üzeriyken (yan üstü yatarken) Allah’ı hep zikredin! Güvenliğe
kavuştuğunuzda namazı erkânıyla kılın. Çünkü; namaz, mü’minlerin üzerine,
vakitleri belirlenmiş bir farz olmuştur.
6. Safha: İrşada Ulaşmak
2/BAKARA-186: Ve
izâ seeleke ıbâdî annî fe innî karîb(karîbun) ucîbu da’veted dâi izâ deâni, fel
yestecîbûlî vel yu’minû bî leallehum yerşudûn(yerşudûne).
Ve kullarım, sana Benden sorduğu
zaman, Ben muhakkak ki (onlara) yakınım. Bana dua edilince, dua edenin duasına
(davetine) icabet ederim. O halde onlar da Benim (davetime) icabet etsinler ve
Bana âmenû olsunlar (Bana ulaşmayı dilesinler). Böylece irşada ulaşsınlar
(irşad olsunlar).
98/BEYYİNE-5: Ve
mâ umirû illâ li ya’budûllâhe muhlisîne lehud dîne hunefâe ve yukîmûs salâte ve
yu’tûz zekâte ve zâlike dînul kayyimeh(kayyimeti).
Onlar emrolunmadılar. Sadece hanifler
olarak, Allah için dînde halis (nefslerini halis kılmış) kullar olmakla
emrolundular. Ve namaz kılmakla ve zekât vermekle emrolundular. İşte kayyum
olan dîn budur.
7. Safha: İradeyi Allah’a
Teslim Etmek
3/AL-İ İMRAN-102: Yâ eyyuhellezîne âmenûttekullâhe
hakka tukâtihî ve lâ temûtunne illâ ve entum muslimûn(muslimûne).
Ey îmân edenler! Hakkıyla takva sahibi
olanlar (nasıl bir takvanın sahibi ise aynı onlar) gibi, Allah’a karşı takva
sahibi olun ve (ölmeden önce) Allah’a teslim olun.
2/BAKARA-132: Ve vassâ bihâ ibrâhîmu benîhi ve
ya'kûb(ya’kûbu). Yâ beniyye innallâhestafâ lekumud dîne fe lâ temût tunne illâ
ve entum muslimûn(muslimûne).
İbrâhîm de bunu kendi oğullarına
vasiyet etti. Yâkub da (o sıra oğullarına): "Ey oğullarım! Muhakkak ki;
Allah bu dîni sizin için seçti. Artık siz ölmeyin ancak Allah'a teslim olarak
(ölün)." dedi.
12/YUSUF-108: Kul hâzihî sebîlî ed’û ilallâhi alâ
basîretin ene ve menittebeanî, ve subhânallâhi ve mâ ene minel
muşrikîn(muşrikîne).
De ki: “Benim ve bana tâbî olanların,
basiret üzere (kalp gözüyle basar ederek, Allah’ı görerek) Allah’a davet
ettiğimiz yol, işte bu yoldur. Allah’ı tenzih ederim. Ve ben, müşriklerden
değilim.”