Anasayfa MİHR VAKFI Görsel Eserler Yazılı Eserler Canlı Yayın
Bir Röportaj (Ahmet Kayhan Baba)
Anasayfa » MİHR Dergisi » Mayıs 1992 Mihr Dergisi » Bir Röportaj (Ahmet Kayhan Baba)

KONUK: AHMET KAYHAN BABA Bu mülakat Ankara'da 28 Eylül 1991 tarihinde Ülker SALİHOĞLU tarafından yapılmıştır. Cebeci'de mütevazı bir apartman katı..."Kapıyı temiz güler yüzlü bir genç açtı. Bizi buyur etti. İçerideki misafirlerin çokluğu ayakkabılardan belli oluyor. Birbirine açılan iki oda tarzındaki salona girdiğimizde misafirleri odanın camlı olan bölümünde Ahmet Babayı da divanda oturuyor bulduk. Genç bir müridiyle konuşuyor idi. Dua talebiyle gencin uzaklaşmasıyla bi...

Sunuş (Mayıs 1992)
Enerjinin Yaradılışı ve Madde Oluşması
Dış Durum (Kazakistan)
Ekonomi (Devlet Borçları, Kitler ve Enflasyon)
Mahkeme (Mayıs 1992)
Kur'an-ı Kerim Mefhumları (Sıratı Mustakîm - 2)
Hadîs-i Şerifler (Mayıs 1992)
Tasavvuf Sohbetleri (Başlarken)
Basından İktibaslar (Mayıs 1992)
Samsun Konferansı
Tasavvuf Büyükleri (Rabia Adeviyye Sultan)
Bir Röportaj (Ahmet Kayhan Baba)
Sağlık Köşesi (Mayıs 1992)
İçimizden Gelenler (Mayıs 1992)
Sevgili Hocamızdan (Sevgi)
Bir Mektup (Mayıs 1992)
Sorular ve Cevaplar (İblis Neden Yaratıldı? İştiyak Nedir?)
İslam Dünyasında Sanat (Hüsn-ü Hat - 2)
Çocukların Lekesiz Dünyasından (Mayıs 1992)
Emir Sultan - 2
Tasavvufa Nasıl Girdim? (Mayıs 1992)

Bir Röportaj (Ahmet Kayhan Baba)

KONUK: AHMET KAYHAN BABA

Bu mülakat Ankara'da 28 Eylül 1991 tarihinde Ülker SALİHOĞLU tarafından yapılmıştır.

Cebeci'de mütevazı bir apartman katı..."Kapıyı temiz güler yüzlü bir genç açtı. Bizi buyur etti. İçerideki misafirlerin çokluğu ayakkabılardan belli oluyor. Birbirine açılan iki oda tarzındaki salona girdiğimizde misafirleri odanın camlı olan bölümünde Ahmet Babayı da divanda oturuyor bulduk. Genç bir müridiyle konuşuyor idi. Dua talebiyle gencin uzaklaşmasıyla bizlere hoş geldiniz" dediler. Elini öptük. Yakınına oturduk.

Ahmet Dede, 85 yaşlarında müridleri tarafından çok sevilen saygı duyulan bir muhterem. Kendileri bir hayli zayıf; üst üste yün, beyaz yün ceket hırka ve giysiler çoraplar içinde, Nurlu temiz aydınlık bir yüzü var.

Beyazlamış sakalı ve giysileri ile köşesini dolduruyor. Nasılsınız dediğimizde "nasıl olayım ki yaşlı ve hastayım" buyurdular.

Mihr vakfın'dan geldiğimizi dergimiz için bir röportaj yapmak istediğimizi söylediğimizde bizi kırmadılar. Kasete sesini almamıza "ben böyle şeyleri istemem" diyerek müsade etmediler. Fakat sorularımı kısa cevaplar halinde tek tek bana dikte ettirdiler.

Tasavvuf nedir?

Tasavvufa şeriat ile devam etmek lazımdır. Şeriatsız tasavvuf da denize düşer, balıklara yem olursun.

Şeriatsız tasavvuf olmaz.

Cüneydi Bağdadi Hz.lerinin sözüdür.

Biz kendimizden bir şey konuşmayız.

Tasavvufla nasıl tanıştınız?

Ben tasavvufa girmedim. Muhammedi olarak şeriat, tasavvuf, felsefe, teknik, tıp bana verildi.

Soru tasavvuftan beklentileriniz, hedefleriniz ve bu hedeflere ulaşmak için tatbik ettiğiniz eğitim metodunuz nedir?

Beklediğim şeriat oldu. Hedefimiz, maddi manevi Muhammedi Kelime-i Şehadet, Kelimeyi Tevhid, ehli sünnet vel cemaat.

Kur'an-ı Azimüşan Hz.Muhammed'e bağlanmak maddi ve manevi insanlığa, hayvanata, nebatada bütün mevcudata insan olarak faydalı olmak.

Bu hedefe ulaşmak için başka programlarınız var mıdır?

Programımız maddi manevi Hz Muhammed Mustafa (S.A.V)'nın yolunda can vermek.

Tasavvufi hayatı cemaat olarak yaşadığınız günden bu güne kadar geçen zaman içinde hedefe ne kadar yaklaştınız? Bir başka deyimle eğitimde ulaştığınız yer ve diğer programlarınızdan kaçta kaçını hayata geçirdiniz?

Hedef namütenahidir. Sonsuzdur. Herkes idrakinin, çalışmasının hedefine ulaşır.

Tasavvuf! hayatınızda esas aldığınız kaynaklar nelerdir?

Maddi manevi kaynağımız Kur'an-ı Azimüşan'a Hz. Muhammed (S.A.V)'in yolundan devam etmektir.

Asıl kaynaklar Kur'an-ı Kerim ve Mürşid ise Ali İmran Suresi 7. ayetinde bahsedilen müteşabih ayetlerin açıklanmasının sadece ululelbab (ehli zikir) tarafından yapılacağı hükmünü nasıl değerlendiriyorsunuz? Bu ayetten sizin anladığınız nedir?

Ayeti şerif umumidir. Bütün insanlar, hayvanat nebatata aittir. Herkes anlayabildiği derecede vasıl olur.

Peygamber (S.A.V) Efendimiz buyuruyorlar ki "Devrin halifesine biat etmeyen cahiliye hükmü üzre ölür."

Her devirde Allah'ın halifesi ve ona ait dergah ve bu dergaha bağlı diğer tarikatlar olduğuna göre hacet namazı ile halifeyi sorup ona bağlanmayı düşünür müsünüz?

Hz. Muhammed (S.A.V) ne buyurmuşsa doğrudur ve kabul ediyoruz. Bütün İslam alemi inancıyla dinine bağlıdır. Zamanında herhangi bir mürşide intisab ederse ibadeti zikri fazlalaşır, daha faydalıdır. Kelimeyi Şehadeti getiren herkes son nefeste faydalı olur. Kur'an'daki ayeti şerif ile, Peygamber (S.A.V) Efendimiz'in hadisi şerifleriyle, ahlaki, Muhammedi ile beraber devam etmemiz lazımdır. Bize lazım olan umumi tevhid den aklı selim kalbi selim birleştirmek lazımdır. Bizi yaradan Allah yardımcımız olsun.

Dar bir zamana geldi. Misafirler çok idi seri geçtik. Kusurlarımıza bakmayın" diyerek ayağa kalktılar. Beni de yanlarına alarak misafirlerinin yanına geçtiler. Köşelerine oturdular. Bu sorularla talebelerini de imtihan etmek istiyordu. Böylece bir sohbet ortamı oluşmuş oldu. Sorular sordular "Hüzmeler ve iktibaslar" adlı kitaptan bir bölüm okutup açıklamasını verdiler.

Efendimiz (S.A.V)'in en büyük mürşid olduğunu ifade ederlerken de şöyle buyurdular.

"İskender Hoca benimde mürşidim canımdan, ruhumdan fazla sevdiğim halde Peygamber efendimize (S.A.V) tabi oluyorum.

Bizler bahçe sahibi değiliz. Peygamber Efendimiz'in (S.A.V) bahçesinde bir çiçeğiz, sizlerde mürşidinize iyi sarılın, buyurdular. Müridlerin den bazılarına, Israrla adres alıp İskender Hocamızın sohbetini dinlemelerini emrettiler. Birkaç kere tekrarladıkları için hemen adres verdik. Daha sonra yoruldular. El fatiha deyip sohbeti bitirdiler.

Talebeleri saygı ve büyük bir edeple sessizce orayı terk etti. Bizde müsade isteyip yanlarından ayrıldık. Çıkarken "sevginin sırrı" isimli bir yazılarını verdiler. Hak dostlarına Hak dostundan bu seslenişi aynen vermek istiyorum.

Allah ondan razı olsun.

8. Mayıs tarihinde kendisi tarafından gözden geçirildikten sonra yayınlanmıştır.

 

 

MİHR Dergisi » Mayıs 1992 Mihr Dergisi

  • Sunuş (Mayıs 1992)
  • Enerjinin Yaradılışı ve Madde Oluşması
  • Dış Durum (Kazakistan)
  • Ekonomi (Devlet Borçları, Kitler ve Enflasyon)
  • Mahkeme (Mayıs 1992)
  • Kur'an-ı Kerim Mefhumları (Sıratı Mustakîm - 2)
  • Hadîs-i Şerifler (Mayıs 1992)
  • Tasavvuf Sohbetleri (Başlarken)
  • Basından İktibaslar (Mayıs 1992)
  • Samsun Konferansı
  • Tasavvuf Büyükleri (Rabia Adeviyye Sultan)
  • Bir Röportaj (Ahmet Kayhan Baba)
  • Sağlık Köşesi (Mayıs 1992)
  • İçimizden Gelenler (Mayıs 1992)
  • Sevgili Hocamızdan (Sevgi)
  • Bir Mektup (Mayıs 1992)
  • Sorular ve Cevaplar (İblis Neden Yaratıldı? İştiyak Nedir?)
  • İslam Dünyasında Sanat (Hüsn-ü Hat - 2)
  • Çocukların Lekesiz Dünyasından (Mayıs 1992)
  • Emir Sultan - 2
  • Tasavvufa Nasıl Girdim? (Mayıs 1992)
  • Kur'ân-ı Kerim Lafzı ve Ruhu (Tefsir) | Türkçe Kur'an Meallerini Kıyasla
    İmam İskender Ali Mihr | NUR Tv

    Uluslararası Mihr Vakfı (Türkçe) | International Mihr Foundation (English) | Die MIHR Stiftung (Deutsch) | La Fondation Mihr (Française)