next
back
share on facebook  tweet  share on google  print  

ŞUARÂ Suresi Âyet-219 Tefsiri

26/ŞUARÂ-219: Ve tekallubeke fîs sâcidîn(sâcidîne).
Ve secde edenler arasında senin dönmeni (de görür). (219)
وَتَقَلُّبَكَ فِي السَّاجِدِينَ ﴿٢١٩﴾
1.ve tekallube-ke: ve senin dönmen
2.: içinde, arasında
3.es sâcidîne: secde edenler

ŞUARÂ Suresi Âyet-219 Tefsiri

AÇIKLAMA
Bismillâhirrahmânirrahîm
Burada Allahû Tealâ'nın dönmekten muradı, namazdan sonra Peygamber Efendimiz (S.A.V)'in sahâbeye dönmesi halidir. Secde edenlerin arasında Peygamber Efendimiz (S.A.V) de var. Ama o imam olduğu için namazın sonunda, ellerini kaldırıp dua ederken cemaate dönmektedir. Bütün namazlardan sonra bu asıldır; imam mutlaka cemaate döner ve Allahû Tealâ'nın bu âyette söylemiş olduğu hususu gerçekleştirir.

Huzur namazında ise imamla birlikte arkasındaki iki kişi de kendi taraflarında kalarak geriye döner. Huzur namazında geriye dönen, üç kişidir. Böylece Allahû Tealâ, arkada kılanlar için eşitlik sağlamış olur. Çünkü namaz kılarken biri sağ, biri sol taraftadır, üçü birden geriye döndüğü zaman eşitlik sağlanır. Artık soldaki, imamın sağ tarafındadır. Sağdaki de sol taraftadır. Bu dönüş, sağda olanla, solda olan arasında bir farkın kalmamasını dizayn ettiği için Allahû Tealâ'nın indinde, eşitlik sağlanır.

Huzur namazı Allahû Tealâ'nın huzurunda kılınan namazın adıdır. İndi İlâhi'de günde yedi vakit namaz kılınır. Sünnetler de farzlar da ses olarak bizim anladığımız şekilde kulaklarla duyulmaz. Herşey kalpten söylenir. Söylendiği anda çok uzaklara kadar uzanan onarlık sıraların başındakiler de sonundakiler de sünnetlerde de farzlarda da aynı sesi aynı anda duyarlar. Hepsi aynı anda secdeye, aynı anda rükûya, aynı anda kıyama kalkarlar. Ne kadar uzakta olursa olsun arka saflarda olanlar da sesi duyarlar. Zaten dünyadaki namazlarda sünnetlerde ses çıkarmak da söz konusu değildir. O zaman hiç duyulmaz. Ama İndi İlâhi'de hepsi aynı anda duymaktadırlar. Hepsi aynı anda, aynı şeyi yapmaktadırlar.